Ventral Fıtıklar
Ventral fıtıklar; kasık, pelvis, diyafragma ve karın arka duvarı (lomber bölge) dışında kalan karın ön duvarındaki zayıf noktalardan meydana gelen fıtıklardır. Bu zayıflıklar kendiliğinden (umblikal, epigastrik, spiegel) olabileceği gibi daha önceden geçirilmiş bir cerrahi girişime ikincil de (insizyonel herni) olabilir.
Bu fıtıkları ;
– İnsizyonel (Kesi) Fıtık
– Rektus Diyastazı
– Umbulikal (Göbek) Fıtık
– Epigastrik Fıtık
– Spiegel Fıtığı
– Parastomal Fıtık olarak sınıflandırılabiliriz.
Cerrahi sonrasında onarılan fasyanın bir kısmının veya tamamının devamlılığının bozulması sonucunda meydana gelen zayıflıklardan peritonun anormal şekilde dışarı doğru keseleşip çıkmasıdır.
İyatrojenik (başka bir cerrahi hastalığın tedavisi ve müdahalesi sonrasında ortaya çıkan ancak istenilmeyen durum) olarak değerlendirilen tek fıtık tipi olup, tüm hernilerin %10’nu oluşturur ve önemli bir morbidite nedenidir.
Yara iyileşmesini etkiliyen bütün faktörler insizyonel herni oluşumuna yatkınlık yaratır. Bunlar arasında;
– İnfeksiyon
– Obezite
– Sigara kullanımı
– İlaçlar – immunsupresyon
– Yara geriliminin yüksek olması
– Malnutrisyon/ Beslenme zayıflığı
– Yetersiz cerrahi teknik
– Bağ doku hastalıkları
– Acil cerrahi girişimler sonrasında da insizyonel herni riski artmaktadır.
Laparaskopik kesiler dahil her türlü karın kesisi sonrasında gelişebilse de en sık orta hat kesileri sonrasında görülür. Açık karın kesileri sonrasında yaklaşık %3-20 insizyonel herni geliştiği düşünülmektedir. Bu oran ameliyat sonrası yara yeri enfeksiyonu gelişenlerde %30’a kadar yükselmektedir. Laparoskopi sonrası ise % 0.2-1.2 oranında insizyonel herni gelişebilmektedir.
Semptomlar:
– Karın duvarında kesi hattında şişlik
– Ağrı
– Rahatsızlık hissi
– Estetik kaygı
– Barsak tıkanıklığına bağlı bulgular
– Geniş ventral herniler herni kesesi üzerindeki incelmiş ciltte basınca bağlı citte beslenme bozukuğu ve bunun sonucunda ciltte ülser ve açılmalar olabilir.
Görüntüleme:
Özellikle ileri derecede obez hastalarda fizik muayene ile tespit edilemeyen insizyonel herniden şüphelenildiğinde, karın tomografisi ile fıtıklaşan bölge ve fıtık içeriği konusunda en iyi görüntüleme elde edilebilinir.
Tedavi:
Hastanın herhangi bir cerrahi girişime engel olacak hastalığının olmadığı her durumda insizyonel herni tedavi edilmelidir.
İnsizyonel hernilerin iki temel onarım metodu bulunmaktadır.
– Sutür (dikişli) onarımı
– Greftli onarım
Sutür Onarımı: Çok küçük defektlerin gerilimsiz onarımı sağlanabilir. Sutür onarımının en önemli avantajı; enfeksiyon kaynağı, intraabdominal adezyon veya enterokutan fistül kaynağı olabilecek prostetik materyal kullanılmamasıdır.
İki çeşit sutür onarım tekniği bulunmaktadır.
– Basit sutür onarımı
– Kompartman ayrımı tekniği
Greftli Onarım: İnsizyonel herniler için ideal teknik olan greftli onarım ile minimal gerilim ile abdominal duvar onarımı sağlanır. Basit sutür onarımı sonrasında hastalığın tekrarlama insidansı %30’un üzerinde bulunurken, greft kullanımı nüks insidansını %10 civarına düşürmüştür. Greftli onarımlar açık veya laparoskopik teknikle yapılabilinir.
Laparaskopik yaklaşımda özellikle obez hastalarda açık yaklaşıma oranla;
– daha düşük ameliyat sonrası komplikasyon,
– daha düşük yara yeri ve greft enfeksiyonu
– daha az hastanede kalış
– daha düşük nüks oranları ile birliktedir.
Umbulikal kordun karna girdiği fasyanın kapanmaması sonucu meydana gelir. En zayıf alan göbek açıklığının üst kısmıdır. Kadınlarda 10 kat daha fazla görülür. Doğuştan veya sonradan kazanılmış olabilir.
Risk faktörleri;
Çocuklarda; düşük doğum ağırlığı, down sendromu, hipotroidi
Erişkinde; çok sayıda gebelik, asit, obesite, kollajen yapım bozukluğu, karın içi basıncını artıran tümörler
Yetişkinlerde görülen göbek fıtıklarının %10’u çocukluktan kalmadır.
Ayırıcı tanı; omfalit, umbulikal ven trombozu, mide kanserinin göbek metastazı ( Sister Mary Josephine nodülü)
Komplikasyon: boğulma ve özellikle sirozlu hastalarda ciltte gangrene bağlı ruptür
Tedavi: Umblikal defektler çocuklarda sıktır ve 2 yaş civarında spontan olarak kapanır. Bunların %5’inden azı kapanmaz ve yetişkin çağında da devam eder
≥4 yaş devam eden veya sonradan meydana gelen göbek fıtılarında ideal tedavi yöntemi cerrahidir.
Cerrahi; açık veya laparoskopik yöntemle yapılabilinir.
Linea albadaki defekt sonucu properitoneal yağ ve peritonun protrusyonudur. %3-5 sıklıkta görülürler. En sık 30-50 yaş arası erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha sık rastlanır.
Göbek üstünde linea alba daha geniş olduğu için daha çok göbek üstünde görülür. Genellikle geri gönderilemezler. Aponevrotik defektler %20 multipldır.
%75’inde herhangi bir bulgu yokken en sık rastlanan bulgu özellikle eğilince ve hareketle olan ağrıdır.
Tedavi cerrahidir.
Abdominal duvarda rektus kasının lateral kenarı ve semisirküler hattın kesiştiği noktadan meydana gelen fıtıklardır.
Göbekle pubis arasındaki çizginin 2/3 üst kısmında yer alırlar.
40-70 yaş arası kasınlarda ve sağda daha sık görülür.
Tanı genellikle ele gelen kitle ile veya tesadüfen konur.
